
THKO’nun kurucu liderlerinden Hüseyin İnan’ın Kürdistan hakkındaki değerlendirmesi: “Doğu ve Güneydoğu’da ayrılıkçı bir politika izlenmesi, emekçi sınıf ve tabakaların çıkarlarına aykırıdır. Böyle ayrılıkçı bir politikanın başarı ihtimali çok az da olsa bizim görevimiz buna karşı mücadele etmektir.”
—
-Demjin-
4 comments
Okumakta zorlanan olursa fotoğraftaki yazı:
“Kapitalist gelişimin yavaş olduğu ve feodal ilişkilerin ağır bastığı Doğu ve Güneydoğu’da ayrılıkçı bir politika izlenmesi, Kürt burjuvazisinin Kürt emekçileri üzerindeki hakimiyetlerini devam ettirecektir ve bu politika kesin olarak emekçi sınıf ve tabakaların çıkarlarına aykırıdır. Burjuvazinin yürüttüğü mücadelenin sonunda ortaya çıkacak devlette burjuva milliyetçiliği hakim olacak, bu milliyetçilik ise diğer ulusların emekçileri ile Kürt ulusunun emekçileri arasına kültürel ve iktisadi bir duvar örecektir. Bu duvar Türkiye’de yaşayan bütün ulusların emekçilerinin çıkarlarına karşı olacaktır. Yürütülen ayrılıkçı politika sonunda burjuva milliyetçiliğinin hakim olması ve böyle ayrılıkçı bir politikanın başarı ihtimali çok az da olsa bizim görevimiz buna karşı mücadele etmektir. Biz mücadelenin hiçbir döneminde işçi sınıfının savaşçısı olduğumuzu; genel olarak tüm dünya işçilerinin, özel olarak da Türkiye proleteryasının sınıfsal çıkarlarını ön plana almamız gerektiğini hiçbir zaman unutmamalıyız.”
Kaynak: Hüseyin İnan, Türkiye Devriminin Yolu, Ulusal Kültür, İstanbul, 1991, s. 28-29.
Hüseyin İnan’ın Kürt meselesine dair çözümü bölgesel özerklik verilmesi lâkin Hüseyin İnan’ın öngördüğü “bölgesel özerklik” ile Kenan Evren’in bahsettiği federasyonun, 90’larda RP’lilerin bahsettiği federasyonun yahut 2000’lerden beri zaman zaman AKP ve BDP/HADEP/HDP/DEM çizgisindeki partilerin bahsettiği federasyon yahut özerklik arasında herhangi bir ilinti yok. Hüseyin İnan’ın öngördüğü bölgesel özerklik, en başta Türkiye’nin toprak bütünlüğüne dayanır ve bu saydığım diğer örneklerdeki ayrılma hedeflerine yahut ayrılmaya yol açacak koşullara karşı çıkar. Hüseyin İnan, Kürt meselesini Türkiye’deki emekçi kesimlerin iktisadi bütünlüğü ve Türkiye’nin toprak bütünlüğü içerisinde ele alır. Çözüme ancak böyle ulaşılabileceğini söyler, böylece yukarıda saydıklarımdan ve kendi döneminin çeşitli bakışlarından da ayrılır. Bu dediklerimi yine verdiğim kaynağın aynı başlığı altında bulabilirsiniz.
e hani türk solu davar gibi güdülüyordu mhp bu ülkenin bütünlüğünü savunuyordu
Kürt burjuvazisi derken de kibar davranmış. Düpedüz mafya ve ağa, hatta onlar da aynı zaten. Burjuva dediğin en azından iş kurar, sermaye falan getirir. Bunlar tamamen sülük.
tarihsel olarak günümüze kadar gelmiş olan kürt ve sol hareketin durumuna ilişkin güzel bir paylaşım olmuş. teşekkürler.